Bizi Arayın

7/24 Destek Hattı

+90 554 284 12 93

WhatsApp

Anında Mesaj Gönderin

Hızlı Yanıt Garantisi

E-posta Gönderin

Detaylı Bilgi İçin

info@aesyapi.com

İletişim Formu

Formu Doldurun

Size Hemen Dönüş Yapalım

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Onaylı Riskli Yapı Tespiti Nedir?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Onaylı Riskli Yapı Tespiti Nedir?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Onaylı Riskli Yapı Tespiti Nedir?

 

Türkiye bir deprem ülkesi gerçeğiyle yaşarken, güvenli konutlarda oturmak bir tercihten ziyade zorunluluk haline gelmiştir. Mevcut yapı stokumuzun büyük bir kısmı, özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilenler, güncel deprem yönetmeliklerinin (TBDY 2018) standartlarını karşılamamaktadır. Bu noktada, can ve mal güvenliğini yasal güvence altına alan en kritik adım 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılan "Riskli Yapı Tespiti" işlemidir.
 

Riskli Yapı Tespiti Nedir?

Riskli yapı tespiti; bir binanın olası bir depremde yıkılma veya ağır hasar görme riskinin bilimsel verilerle ortaya konulmasıdır. Bu süreç, sadece gözlemsel bir inceleme değil; laboratuvar sonuçları ve mühendislik hesaplamalarına dayanan resmi bir belgelendirme sürecidir. Eğer bir bina "riskli" olarak tescil edilirse, kentsel dönüşüm süreci resmen başlamış sayılır.

Riskli Yapı Tespiti Kimler Tarafından Yapılır?

Her mühendislik firması veya şahıs bu raporu düzenleme yetkisine sahip değildir. Kanun çerçevesinde hazırlanan raporların resmi geçerlilik kazanması için tespitin mutlaka Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kurumlarca yapılması gerekir.

Bu yetkili merciler şunlardır:

  • Bakanlıkça lisanslandırılmış özel mühendislik ve müşavirlik firmaları.

  • Üniversitelerin ilgili bölümleri (İnşaat Mühendisliği vb.).

  • Belediyeler ve ilgili kamu kurumları.

Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılır? (Adım Adım Süreç)

Süreç, binanın "röntgeninin çekilmesi" olarak adlandırılabilir ve şu teknik aşamalardan oluşur:

1. Saha İncelemesi ve Veri Toplama: Mühendisler binanın taşıyıcı sistemini yerinde inceler. Kolon, kiriş ve perdelerin mevcut durumu, korozyon (demir paslanması) seviyesi ve varsa segregasyon gibi uygulama hataları not edilir. Binanın mevcut mimari projesine uygunluğu kontrol edilir.

2. Tahribatlı ve Tahribatsız Malzeme Testleri: Binanın beton kalitesini belirlemek amacıyla belirli katlardan karot (beton numunesi) alınır. Donatı tarama cihazları (röntgen) ile kolon içindeki demirlerin sıklığı ve çapı ölçülür. Ayrıca, paspayı kaldırılarak demirdeki korozyon miktarı gözlemlenir.

3. Bilgisayar Destekli Yapısal Analiz: Elde edilen saha verileri SAP2000 veya ETABS gibi profesyonel yazılımlara aktarılır. Bina, üç boyutlu olarak modellenir ve sanal bir deprem simülasyonuna tabi tutulur. Bu analiz sonucunda binanın yük taşıma kapasitesi ile deprem yükü talebi karşılaştırılır.

4. Karar ve Onay Mekizması: Analiz sonuçları, yürürlükteki mevzuat kriterlerine göre değerlendirilir. Eğer taşıyıcı sistem elemanlarının büyük bir kısmı kapasite yetersizliği yaşıyorsa, yapı "Riskli" olarak raporlanır.

Hangi Durumlarda Yapı “Riskli” Kabul Edilir?

Bir binanın riskli sayılması için illaki gözle görülür çatlaklar olması gerekmez. Teknik olarak şu kriterler belirleyicidir:

  • Beton dayanımının C10-C12 gibi çok düşük seviyelerde olması.

  • Taşıyıcı kolonların donatı miktarının yönetmelik sınırlarının altında kalması.

  • "Yumuşak kat" denilen, dükkan katlarındaki yüksek tavan veya eksik duvar düzensizlikleri.

  • Yapının zemin özelliklerinin bina yükünü taşıyamayacak kadar zayıf olması.

Tespit Sonrası Yasal Süreç

Rapor hazırlandıktan sonra Bakanlık sistemine (ARAAD) yüklenir. Rapor onaylandığında Tapu Müdürlüğü’ne "Riskli Yapı" şerhi düşülür ve maliklere tebligat gönderilir. Bu aşamadan sonra maliklerin 15 gün içinde rapora itiraz hakkı bulunur. İtiraz reddedilirse veya yapılmazsa, binanın tahliyesi ve yıkım süreci için yasal süreler işlemeye başlar.

Riskli Yapı Tespiti ile Deprem Performans Analizi Arasındaki Fark

Sıklıkla karıştırılan bu iki kavramın amacı farklıdır. Riskli Yapı Tespiti, 6306 sayılı kanun kapsamında binayı kentsel dönüşüm sistemine sokmak ve yıkım/yenileme sürecini başlatmak için yapılır. Deprem Performans Analizi ise binanın mevcut durumunu görmek, gerekiyorsa güçlendirme projesi hazırlamak için yapılan daha detaylı ve akademik düzeyde bir çalışmadır.